BBT BÜYÜK BALKAN TURU

GENİŞLETİLMİŞ BÜYÜK BALKAN YOK YOK TURU
Etkinlik Türü Yurtdışı Doğa ve Kültür Gezisi Etkinlik Tarihi 15.06.2018 Etkinlik Süresi 13 gece 14 gündüz Katılımcı Limiti 40 Kişi ile sınırlıdır. Kalan 2 Ön Kayıt 0 Katılımcı Konum
ÖN KAYITLI ARKADAŞLARIN KESİN KAYDA GEÇMELERİ İÇİN ÖN ÖDEME YAPMALARI GEREK... ÖN ÖDEME SIRASINA GÖRE OTOBÜS OTURMA SIRASI VERİLECEĞİNİ UNUTMAYALIM... 

ÖN ÖDEME     :        200.-€ KARŞILIĞI 1100.-TL DİR.
HESAP             :        Damla Aydın   VAKIFBANK
IBAN                 :        TR25 0001 5001 5800 7305 2477 78

 
Büyük Balkan Turu, yazılarda kısaca BBT olarak anılacaktır. Bu tur da kelimenin tam anlamı ile yok yok.... Doğal güzellikler, Türkiye insanı tarafından henüz keşfedilmemiş harika şehirler. Dokuz ülke ve bu ülkelerde görmek isteyeceğiniz en can alıcı noktaların hepsi bir arada... Tekmili birden 14 günlük uzun bir gezi....
Bu gezide Tursab A acenta grubu, 5362 nolu SOURANTOUR ile ortak hareket ediyoruz...  Hiç bir acentanın aklından geçmeyen doğal güzellikleri kapsatan,YUDOSK' un Balkanlar tecrübesi ile... 

Dokuz Ülke, Otuz Şehir, Göller, Şelaleler, Kanyonlar, Milli Parklar, Sıradışı Eski Şehirler, Bilinmedik Dip Köşeler... 

15 haziran 2018 cuma : 

Sabah tanımlanan duraklardan arkadaşlarımızı topladıktan sonra, yola revan oluyoruz... Dereköy sınır kapımızdan Bulgaristan'a giriyoruz. Kahvaltı orman içi çok şirin bir kulübede..  
Burgas'da 1.5 saat serbest zaman... Şehirin trafiğe kapalı ana caddesinde vakit geçiriyor, fotoğraflıyor, devam ediyoruz... Sonra Nessebar'dayız... Bu şirin dünya mirası kentte 1.5 - 2 saat kadar dolaşıyor ve fotoğraflıyoruz...

Nesebar Bulgaristan’ın Burgas şehrine bağlı Karadeniz sahilinde bulunan minik şirin bir kasabadır. 3000 yıl önce yarımada üzerine kurulmuş olan Nesebar Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerinden birisidir. 1983 yılı itibariyle Unesco’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Ortaçağ mimarisinin örneklerini görebileceğimiz yarımadanın kentsel dokusu ve tarihi kalıntıları sokaklarda gezerken sık sık karşımıza çıkmaktadır...
100 km sonra Varna'da olacağız. İlk gecemiz burada... Akşam üzeri vakitli geliyor, otelimize yerleşiyor ve Varna gecelerine dalıyoruz...

16 haziran 2018 cumartesi :

Sabah kahvaltıyı sonrası yola çıkıyoruz. Karadeniz sahilini takiben Tuna nehri üzerinde sınırı geçiyoruz. Artık Romanya topraklarındayız ve hedef yine karadenizin bir başka şirin kenti olan Köstence... 
Köstence, Osmanlı dönemi önemli bir liman kenti. Karadenizin en büyük limanı... Romanyanın ikinci büyük şehiri... Tarihi m.ö 600 yıllatrına dayanan eski bir şehir. Nüfusun yarısı Tatar ve diğer yarısı Çingen... Sokaklarında türkçe konuşmalara şahit olabileceğiniz bir kent...
Şehiri önce topluca geziyor ve ardından 1 saat serbest zaman veriyoruz... Bükreş'de gecelemek üzere yola çıkıyoruz. Akşam vakti Bükreş'deyiz...  Önce otelimize yerleşiyor ve Bükreş gecesini yaşamaya dağılıyoruz... 
Romanya’nın güney doğusunda yer alan şehrin nüfusu yaklaşık 2 milyon. Ülkenin ana dili Romence. Şehirde çoğu kişi sizinle İngilizce konuşuyor. Bu konuda Avrupa’nın iyi şehirlerinden biri diyebilirim. Ülke demokrasi ile yönetiliyor. Halkın önemli bir kısmı Ortodoks Hıristiyan. Ülke yönetiminde kilisenin etkisi oldukça yüksek...

17 haziran 2018 pazar :

Kahvaltı sonrası Bükreş'i terkediyoruz. Harika bir doğa içinde süzülerek ünlü kayak merkezi olan Braşov'a geliyoruz. 2 saat kadar serbest zamanımız olacak... 
Romanya’nın güzel şehirlerinden olan Braşov tarihi ve modern bir havaya sahip. Transilvanya’nın topraklarında bulunan Braşov’da ortaçağ esintileri bulmak mümkün. Avrupa’nın 'Drakula' olarak efsaneleştirdiği Kazıklı Voyvada’nın şatosunun bulunduğu şehir ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. 
Yolumuza devam. Gecelemek üzere Sibiu'ya geliyoruz. Otelimize yerleşiyor ve keşfe çıkıyoruz...


Sibiu, Transilvanya’da Alman Saksonların kurmuş olduğu 7 şehirden (Siebenburgen) en zengini ve en büyüğü. 1940’lara kadar nüfusun büyük çoğunluğu Almanmış. Bu şehrin kültürünü ve mimarisini tamamen bu Alman mirası şekillendirmiş. 1920’de ilk üniversite açıldığından bu yana şehirde önemli bir öğrenci nüfusunu var. Buraya kültür & sanatın Romanya’daki en büyük kalesi deniyor. 2007’de de Lüksemburg ile beraber Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş.


18 haziran 2018 pazartesi :

Kahvaltı sonrası Belgrad'a yola çıkıyoruz. Ancak yol üzeri Timişoara (Tameşvar) var. Görmeden geçemeyiz. 1.5 saat serbest zaman tanımlıyoruz...
Temeşvar Romanya'nın batı kesiminde, Temeş ilinin merkezi şehir. 2011 yılı itibarıyla Romanya'nın üçüncü büyük şehri olan Temeşvar, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak Batı Romanya'nın ana merkezidir. 
Belgrad'a 130 km var. Romanya'yı terk eyleyip, Sırbistan'a merhaba diyeceğiz. Geceleme Belgrad'da... Umarım vakitli gelir ve Belgrad'ın bohem sokağı Skadarlija sokağında eğlenceye dalarız...

Bugün Sırbistan’a Başkentlik yapan, Balkanlar’ın en büyük kenti ve her daim lideri Belgrad, tarih boyunca bölgeye hakim olmak isteyen güçlerin mücadele alanı olmuş. 15. yüzyıl ortalarında başlayan akınların sonunda 1521 yılında Osmanlı hakimiyetine giren kentte, yüzyıllar boyunca işgaller ve ayaklanmalar hiç durmamış. 
Yaklaşık 7000 yıllık geçmişi ile Avrupa’nın en eski şehirlerinden biri olan Belgrad, 1918 ile 2003 yılları arasında varlığını farklı isimler ve idari biçimlerle sürdüren Yogoslavya’nın başkentiydi. Ardından 2003 – 2006 yılları arasında Sırbistan – Karadağ devlet birliğinde Sırbistan’nın başkentiydi. Sonrasında, 2006 yılında Karadağ’ın ayrılması ile kurulan Sırbistan Cumhuriyeti’nin başkenti olarak tarihi yolculuğuna devam etti Belgrad. 
Belgrad, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği platoda yer alıyor. Ülkeden geçen en büyük nehir olan Tuna’nın 60 kilometrelik kısmı, Sava nehrinin de 30 kilometrelik kısmı Belgrad sınırları içerisinde yer alıyor. İki nehrin üzerinde 16 tane ada ve adacık bulunuyor.

19 haziran 2018 salı :

Kahvaltı sonrası Kaleden Tuna ve Sava nehirlerinin buluşmasını seyreyliyor, fotoğraflıyor ve yolumuza devam ediyoruz.. Sırbistanı terk ediyor Hırvatistan'a giriyoruz. Geceleme başkent Zagreb'de... Otele yerleşme ve Zagreb'i keşfetme...
Zagreb'den ilk defa 11. yüzyıl kaynaklarında bahsedilmekte. Ancak bölgede 1. yüzyıldan kalma yerleşimlere rastlanmıştır. Zagreb, aslında Kaptol ve Gradec adlı iki farklı kentin birleşmesiyle meydana gelen bir kent. Bu açıdan Budapeşte'ye de benzetmek mümkün. 
Tarih boyunca bu iki kent sürekli birbiriyle güç mücadelesi içinde olup çatışmıştı. 1242 yılında da Cengiz Han'ın orduları tarafından istila edilip yakılan kent sonrasında yeniden inşa edildi. 1699 yılında kentin ilk üniversitesi açılırken bu aynı zamanda bölge için de bir ilk demekti. Uzun yıllar Macarların yönetiminde olan kent, Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı ve ardından kurulan Yugoslavya'nın da bir parçası oldu.

20 haziran 2018 çarşamba :

Erken kahvaltı ve erkenden yola koyuluyoruz... Saat 10.00 gibi Plitvice göllerinde olacağız... 5 saat şelaleler altında hafif yürüyüş...
Plitvice Gölleri, Ulusal Parkı ve Şelaleleri Ormanlarla kaplı dağların arasında 16 göl ve bunları birbirine bağlayan rengarenk şelaleleriyle gizli bircennet Plitvice Gölleri… Yüksekten sonsuzluğa akarmış hissi veren sular yere ulaştığında ortaya muhteşem bir görüntü çıkıyor.
Hırvatistan, Avrupa’nın ortasında 4,5 milyon nüfuslu küçük bir ülke. Bu küçük ülke doğal güzellikleri ve tarihi değerleri ile büyük bir öneme sahip. Sahip olduğu 5.835 km’lik büyüleyici sahil şeridi ve parkları bu ülkeyi Orta Avrupa’nın gözdelerinden biri yapıyor. Plitvice Gölleri’nin bulunduğu bölge 1949’da Ulusal Park statüsüne alınmış. UNESCO’nun bu bölgeyi Dünya Doğal Mirası listesine eklemesiyle başkent Zagreb ve Zadar arasında kalan Plitvice Gölleri dünyanın ilgi odağı haline gelmiş...

Yaklaşık saat 17.00 gibi kafamıza yerleştirdiğimiz Plitvice görselletri ile yola çıkıyoruz. Akşam yemeği ve eski Zadar'ı tanımak için mola veriyoruz... 
Mevki olarak Zadar aslında Dalmaçya bölgesinin son şehri, daha sonra kuzeyde Istra bölgesine geliyoruz. Zadar'da olduçkça tarihi bir şehir. Bu şehir asırlardı elden ele geçen bir şehir olmuş. En çok Bizans İmparatorluğunun etkilerini görüyoruz. 1. Dünya savaşından sonra burayı İtalya almış, en son da Yugoslav'lar da kalmış. İkinci Dünya savaşında da en çok bombalanan şehirlerden olmuş. Tarihi olarak baktığınızda burada da yine kale, surlar ve eski şehir ön plana çıkıyor. Oldukça eski kiliseleri var, eski şehir bombalamadan sonra hasar görmüş ama buna rağmen Unesco ve Avrupa Birliğinin yardımslarıyla eski haline getirmişler. 
Gecelemek için otelimize Sibenik'e hareket ediyoruz... 

21 haziran 2018 perşembe :

Kahvaltı sonrası vakitlice yola revan oluyoruz. Bu gün çok görecek yer var. Önce Split 1.5 saat tanıma ve fotoğraf molası... Split'den sonra Hırvatistanı bırakıp, Bosna-Hersek'i alıyoruz... Bosna'da ilk molamız Mostar'da... Mostar çarşısı ve Köprüsünü fotoğraflamak için 1.5 saat mola veriyoruz... Ardından hedef Balagay... Dağdan doğan ırmak ve onun tepesinde bektaşi tekkesi... Görsele doyduktan sonra akşama Saraybosna'ya otelimize varıyoruz... Gecesini yaşıyor ve yatıyoruz...
Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna, ortasından geçen Miljacka Nehri ve etrafında yeşil dağlarıyla şirin bir şehirdir. Uzun yıllar Osmanlı egemenliği altında kalan şehirde çok sayıda Osmanlı izi bulabilirsiniz.
Hatta Başçarşı çevresinde gezintiye çıktığınızda kendinizi küçük bir Anadolu şehrinde bile hissedebilirsiniz. Müslüman, Katolik, Ortodoks ve Musevi dini mensuplarının yıllarca barış içerisinde yaşadığı bu ülke, 1990’lı yıllarda kanlı bir iç savaşa maruz kalmış. İç savaşın izlerini hala gözlemleyebilirsiniz. Ayrıca I. Dünya Savaşı’nın kıvılcımını yakan Avusturya Arşidük’ü Ferdinand’ın da vurulduğu köprü bu kenttedir.
Başçarşı ve Miljacka nehri kenarları kentin en turistik noktaları. Buralarda gezintiyi çıkan yaşlı genç Bosnalı görebilir, onlarda sohbet kurabilirsiniz. Türkleri seviyor ve Türk dizilerine hayranlar. İnsanların geneli şık ve bakımlı. Kentte 700 bine yakın insan yaşıyor. Çoğunluk Boşnak Müslümanlar ancak Sırp ve Hırvat nüfusu da va
r.

22 haziran 2018 cuma :

Drina nehirini takiple Bosna'yı terk ediyor Montenegro'ya (Karadağ) giriyoruz. Müthiş bir doğa içerisinde olacağız. Bu arada  Tara kanyonu üzerinde enteresan bir köprü ile... Tara ve Piva kanyonları ve de doğal tüneller bizi şaşkın şaşkın bakmaya sevkedecek...Tara Kanyonu 82 km uzunluğa ve en derin noktasında ulaştığı 1,300 metre derinliği ile Avrupa’nın 1. ve Dünya’nın 2. en derin nehir kanyonu ünvanına sahip.

Doğal tünellerden tırmanarak Durmitor Milli Parkı'na çıkacağız. Durmitor Kanyonu'nu seyredecek ve isteyen arkadaşlarla 4 km lik bir yürüyüş yapacağız. Yürümeyenler yayla köyü Trsa'da kır ve kafede vakit geçirecekler... Piva kolu üzerinde bir kır lokantasında akşam yemeğimizi biraz erken yiyecek ve konaklamak üzere Zablak'a geleceğiz... Otelimiz Zablak'da... Küçük bir şehir fazla yapacak birşey yok. Dinleneceğiz...

23 haziran 2018 cumartesi : 

Kahvaltı sonrası yola çıkıyoruz. Tara köprüsünde mola veriyoruz.... Köprü uzunluğu 365 metre, derinlik 172 metre...
Kotor'a iniyoruz. Günümüzü Kotor ve Budva'da tamamladıktan sonra Ulcin'de yatıyoruz...

24 haziran 2018 pazar :

Güzel bir coğrafyada yol alarak Arnavutluk üzerinden Kosovaya geçiyoruz. Kosovada ziyaret edeceğimiz ve konaklayacağımız şirin şehir Prizren....
Balkanlar’ın birçok şehri tablo gibidir, seyretmeye doyamazsınız. Kosova’nın en zarif yerleşimi, Osmanlı’nın “mücevher şehri” Prizren diğerlerinden farklıdır. Doğası, mimarisi kadar halkın sanata bağlılığıyla güzelleşir. Ne kanlı savaşlar ne de göç silebilmiştir bu tutkuyu.
Otele yerleşiyoruz... Akşam yemeği ve serbest zaman... Sabahına kahvaltıyı takiben yola çıkıyoruz...

25 haziran 2018 pazartesi : 

Kosova'yı terki diyar ediyor ve Makedonya'ya giriyoruz... Önümüze çıkan ilk şehir Tetova, diğer adıyla Kalkandelen... 

Makedonya 
kuzeybatısında bulunan bir şehir olan Kalkandelen veya Tetova, Şar Dağları’nın eteklerine kuruludur. 
Makedonya’nın kuzeybatısında, Polog Bölgesi sınırları içinde yer alır. Başkent Üsküp ve Manastır'dan sonra ülkenin üçüncü büyük şehridir. Bektaşi tekkesini ziyaret ve süslü camiyi fotoğrafladıktan sonra Ohrid'e yol alıyoruz... Turizmi çok gelişmiş olan Ohrid'de önce toplu bir gezi ardından akşam yemeği ve eğlence için serbest zaman bırakıyoruz... Konaklama burada....


 

 

 


 Ohrid, Balkanlar'ın en güzel şehirlerinden birisi, Makedonya'nın gözbebeği. Ülkenin 8. Büyük kenti olmasına rağmen, ülkenin en görülesi yeri. Küçük, şirin, huzurlu ve yeşil… Ohrid Makedonya'nın tartışmasız en gelişmiş turizm kenti. Ohrid'in antik dönemdeki adı Lychnidos, yani ışık şehri ...

26 haziran 2018 salı :

Kahvaltı sonrası yola çıkıyoruz. İlk durağımız Manastır. Burada Atatürk'ün okulunda müzeleştirilen bölümü geziyoruz...
Osmanlı döneminde Manastır adını taşıyan kent, İttihat ve Terakki’nin de en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Şehir 1382 yılında I.Murad döneminde Timurtaş bey tarafından Türk Topraklarına katılmış, 1912 Balkan Harbi’nde Osmanlı’nın elinden çıkmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün de askeri eğitimini aldığı Manastır Askeri İdadisi (1896-1898) bu şehirdedir. Günümüzde müze olarak kullanılan okulun ikinci katında Mustafa Kemal Atatürk için ayrılmış bir bölüm vardır. Pek çok Avrupa ülkesinin konsoloslukları Bitola’da olduğundan Osmanlı döneminden beri “konsoloslar şehri” olarak da bilinir.

Kısa süre sonra Yunanistan'a giriyoruz... Bu defa istikamet Meteora... Kayalar üstünde Manastırlar bölgesi... 

Meteora, ‘boşlukta asılı kalan’ anlamına gelir. Bu inanılmayacak derecede uzun ve dik kayaları her görüşünüzde gözlerinize inanamayacaksınız. Yalnızca muazzam bir jeolojisi yoktur bunun yanı sıra hayal gücünüzü de genişletmektedir. Manastırlar, bu zirvelere dengelenmiştir. Peki bunlar oraya nasıl gitti? Materyalleri makaralarla, ağlarla ve çıplak elleriyle kaldırarak manastırları yapan keşişler hakiki dağcılardan oluşmaktaydı. 
Günümüzde, dünyanın her yerinden dağcılık meraklısı kişiler Meteora’ya kendilerini bu devasa kayalara atmak için gelirler. Meteora, Unesco tarafından Dünya Mirası ilan edilmiştir. Yunan devleti burayı kutsal nokta, bozulmamış ve değişmez yer olarak adlandırmaktadır.

Konaklama Kalambaka'da... 

27 haziran 2018 çarşamba :

Kahvaltı sonrası Meteora'da görülmesi gereken diğer manastırları ziyaret sonrası vakitlice Selanik'de olacağız. Selanik'in sahiline bakınca İzmir Kordon Boyu'na ne kadar benzediğini düşünmemek elde değil... Vakitli gelirsek akşam üzeri, yetişemezsek sabah ilk fırsat Atatürk'ün doğduğu evi ziyaret ederiz... Burada son gecemizi geçireceğimiz için hep birlikde eğlenmek üzere bir taverna yaparız isterseniz...

28 haziran 2018 perşembe :

Selanik'den hareket... Yol üzeri Kavala'da kısa bir mola, serbest zaman ve vakitlice İstanbul'a kürkçü dükkanına dönüş..

Buraya kadar okumuşsanız siz bu geziye geleceksiniz demektir... Oku, oku bitmiyor... Ben yaza, yaza bittim... :)  Bu programda değişen şartlara göre değişiklik yapma hakkım bakidir...

Gezi Maliyeti : Kulüp üyeleri  730.- €  Web sayfa üyeleri  745.- € 

Dahil Olanlar : 
-- İstanbul'dan İstanbul'a tüm ulaşım ve ara transferler
-- 3 ve 4 yıldızlı otellerde konaklamalar
-- Kahvaltılar
-- Seyahat sigortası

Hariç Olanlar :
-- Yurtdışı çıkış harcı
-- Öğle ve akşam yemekleri
-- Müze, ören yeri, milli park girişleri

Organizasyon :  Oğuz Baş   basoguz@gmail.com   0 532 216 71 71

ARAÇ DURAKLARI  (15 Haziran 2018 Cuma)
05.30   Kadıköy Evlendirme Dairesi Önü
05.50   Mecidiyeköy Murat Muhallebicisi önü
06.10   Bakırköy İncirli Ömür

Not : Yeşil pasaportu olmayanlar için şengen vize gerekir... Vizesi olmayanlar için acentamız yardımcı olacaktır...

Genel Uyarı Metni İçin Tıklayınız:

Değerli Üye ve Misafirlerimiz,
Kulübümüzce gerçekleştirilen dağcılık, kampçılık, kültür gezileri, doğa yürüyüşleri ve diğer doğa sporları ile ilgili faaliyet çalışmaları; kulüp yöneticilerimiz, rehber, lider ve etkinlik sorumluları tarafından gönüllülük esasına göre yapılmakta olup ticari turlarla ilgimiz bulunmamaktadır. Beklentilerinizin bu yönde olmaması konusunu dikkatinize sunar anlayışınız için teşekkür ederiz.

 

Katılım bildirdiği halde gelmeyen yada günübirlik etkinliklere 2 gün, haftasonu konaklamalı etkinliklere 3 gün, yurtiçi uzun süreli etkinliklere 2 hafta ve yurtdışı etkinliklere 6 hafta kala iptal etmek isteyen üyeler maliyet paylaşımında oluşan rakamı dernek hesabına yatıracaklardır. E-posta ile kendilerine yapılan bildirimi 5 gün içinde gerçekleştirmeyen arkadaşların sonraki katılım bildirimleri "yedek" olarak değerlendirilecektir... 
 
Bu karar diğer arkadaşların, yani kurallara uyan çoğunluğun haklarını korumak adına zorunluluk olmuştur.. 

Bu etkinlik paylaşım esasına göre ücretlendirilir. Ayrıcalıklı kişi, kar ve kazanç yoktur.

Yudosk etkinliklerini www.yudosk.org dışında yayınlamak izne tabidir. www.yudosk.org dışında yapılan katılım bildirimleri geçersizdir.

Yürüyüşlerde yemek molaları dışında sigara içmek ve doğada çöp bırakmak yasaktır.  

 

Etkinlik Tamamlandı.


© Copyright 2016, YUDOSK - Yeni Ufuklar Doğa Sporları Kulübü